1 Kişiye PlayStation 5 Hediye! | Socrates x MediaMarkt

  görünümler 413,850

Socrates Dergi

Socrates Dergi

Yıl önce

Socrates x MediaMarkt PlayStation 5 kampanyamız sona ermiştir! Katılımlarınız için teşekkür ederiz! Bu hafta sizlere harika bir sürprizimiz daha olacak, bizi takip etmeye devam edin!
Katılım Tarihleri: 27 Kasım - 9 Aralık 2020
Socrates x MediaMarkt 1 şanslı kişiye PlayStation 5 hediye ediyor! Katılmak için yapmanız gerekenler;
1. Socrates Dergi TRpost kanalına abone olmak.
2. "Futbola dair hatırladığınız ilk anıyı" bu videonun altında yorum olarak paylaşmak.
*Zaten bir Socrates Dergi TRpost kanalı abonesi iseniz, katılmak için tek yapmanız gereken "Futbola dair hatırladığınız ilk anıyı" bu videonun altında yorum olarak paylaşmak.
PlayStation 5 ürününü kazanan şanslı kişiyi Socrates Jürisi seçecektir.
Socrates Dergi'yi diğer sosyal medya mecralarından takip etmeyi unutmayın!
Podcasts ➡️ bit.ly/SocratesPods
Twitter ➡️ bit.ly/SocratesTwitter
Instagram ➡️ bit.ly/SocratesInstagram
Facebook ➡️ bit.ly/SocratesFacebook
MediaMarkt'ı diğer sosyal medya mecralarından takip etmeyi unutmayın!
TRpost ➡️ www.youtube.com/user/MediaMar...
Twitter ➡️ mediamarkt_tr
Instagram ➡️ mediamarkt_tr
Facebook ➡️ MediaMarktTu...
Güncel köşe yazıları ve abonelik için:
Website ➡️ www.socratesdergi.com/
Dükkan ➡️ dukkan.socratesdergi.com/

YORUMLAR: 30 772
Socrates Dergi
Socrates Dergi Yıl önce
Socrates x MediaMarkt PlayStation 5 kampanyamız tamamlanmıştır. Şuana kadar kampanya kuralları dahilinde yapılan tüm yorumlar geçerlidir. Kazanan, 10 Aralık Perşembe
Emre Kasap
Emre Kasap Yıl önce
Valla hayal meyal hatırlıyorum daha çok küçüktüm. Babam arkadaşlarıyla beraber her haftasonu halı sahada futbol oynardı Bir keresinde beni de götürdü. Dışarıda onları izliyordum. Bi ara nedense sahaya girmişim farkında değilim. Babamın bi arkadaşı beni farketmemiş bana çarpmıştı yerde birkaç takla atmıştım😂😂 Olaydan sonra üstüne bir de maçın gazıyla babamla arkadaşı kavga etmişlerdi hiç unutmam
Forza Roma
Forza Roma Yıl önce
Hatırladığım İlk anım : Küçükken yazları köye giderdik ve orda babamla akşamları dünya kupası maçlarını izlerdik çok zevk alırdım o maçlardan.
Kaan GameWorld
Kaan GameWorld Yıl önce
İlk hatırladığım anım ilk maça gittiğim gün maça gittiğimde heyecanlanmıştım ve sahaya çıkıp benide oynatacaklar sanmıştım ama sonra sadece oyuncuların oynadığını anladığım zaman hayallerim yıkılmıştı😥👍🏻
Ahmet Yusuf HACIHASANOĞLU
Ahmet Yusuf HACIHASANOĞLU Yıl önce
2010 dünya kupası finalini hatırlıyorum. Ülkeleri tanımasam da hollanda bana daha samimi gelmişti. Iniestanın golünü hala çok net hatırlıyorum. Böylece izlediğim ilk maçta tuttuğum taraf kaybetmişti.
Ahmet Efe Er
Ahmet Efe Er Yıl önce
Hatırladığım ilk anım: 2014 ( 8 yaşında iken ) Türkiye-İsveç hazırlık maçını Ankara'da izlemiştim. İbrahimovic'i dünya gözüyle görmüştüm.
Mehmet Erol
Mehmet Erol Yıl önce
Güzel hikaye,@SocratesDergi ,@mediamarkt_tr. Adaletli bir çekiliş yapılacağını düşünen koca adama,kendime de kızmadan edemedim doğrusu.Belirttiğiniz hususlara çok da uymayan güzel bir çalışma olmuş.Not:Sizi takip etmek için arkadaşımın telefonunu almıştım,dur geri vereyim bekle.
Caner Pazar
Caner Pazar Yıl önce
1995 yılı Cumhurbaşkanlığı Kupası Trabzonspor-Beşiktaş maçı. İlkokul 2.sınıftaydım, okumayı öğrenmenin ve bilmenin verdiği şevkle önüme çıkan her şeyi okuyordum, özellikle gazetelerin spor sayfalarında maç sonrası yorumları. Hangi takımların değerlendirilmesi yapılıyorsa, o takıma ait forma renklerinin oldugu çubuklu formalar ve oyunculara maç performanslarına göre verilen yıldızlar. O çubuk formalı adamları ve istatistikleri gazeteden keserek çizgisiz defterime yapıştırıyordum. Futbola karşı heyecanlıyım ancak canlı şekilde hiç futbol maçı izlemişliğim yoktu. Zeytinburnuspor adını duyunca veya okuyunca, burnu zeytinden olan adamların topun peşinden koştuğunu hayal ediyordum. Babam defterimin de varlığını bildiğinden Ankara'da oynanacak olan Cumhurbaşkanlığı Kupası maçına baba oğul gideceğimizi söyledi. Renkli, çubuklu gazete kağıtları ilk defa gerçek olacaktı benim için. Sonunda maç günü gelmişti ve annem devre arasında yememiz için maçtan önceki gece haşlanmış tavuk ve domates hazırlamıştı. Haşlanmış tavukları rahat yiyebilmemiz için annemin tavukları ince ince dilimlemesine yardım etmiştim. Maç günü geldiğinde 19 Mayıs Stadı'na girmek için sırada beklediğimizi hatırlıyorum. Maç Beşiktaş ile Trabzonspor arasındaydı, her iki takıma karşı da bir taraftarlığımız yoktu, babam da aldığı biletin hangi takım tarafında olduğunu bilmiyordu. Maça girdiğimizde maç başlamıştı, kaleyi arkadan gören bir yerde oturuyorduk, bilet aldığımız yerin Trabzonspor tarafında olduğunu anlamıştık. Etrafımızdaki taraftarlar sürekli Orhan diye bir futbolcuyu ıslıklıyordu. Babama nedenini sorduğumda, Küçük Orhan'ın Trabzonspor'dan Beşiktaş'a transfer oldugu için ıslıklandığını ve Trabzonspor formasıyla son maçı olduğunu söylemişti. Niye adının Küçük Orhan oldugunu sordugumda da takımda Büyük Orhan'ın da oldugunu öğrenmiştim. Tabi ben kimin Küçük Orhan, kimin Büyük Orhan oldugunu anlamadığımdan, benim için Trabzonspor formalı en kısa boylu olan Küçük Orhan, en uzun boylu olan ise Büyük Orhan'dı. Yıllar sonra ise aslında yaşlarına göre isimlendirildiklerini öğrenecektim. Ayrıca hayatımda ilk defa siyah tenli insanı da bu maçta görmüştüm. Etrafımızdaki taraftarların seslenmelerinden adının Madida olduğunu öğrendiğim futbolcuya topun gelmesini, taraftarlar hiç istemiyordu. Aynı zamanda o gün hayatımda ilk defa bu kadar fazla küfürlü konuşma duyduğum gün de olmuştu, babam bazen kulaklarımı kapatmak zorunda kalıyordu. Atmosfer heyecanlıydı ve bizim oldugumuz tarafta bir anda herkes ayağa fırlamış ve sevinmişti. Trabzonspor gol atmıştı ve herkes mutluydu. Bense babama ne zaman ara verileceğini soruyordum, çünkü acıkmıştım ve devre arasında akşamdan hazırladığımız tavukları yiyecektik. Sonunda devre arası gelmişti ve gerçekten hala lezzeti damağımda olan, şu an bile yediğimde bana o günü hatırlatan tavukları ve domatesleri yemeye başlamıştık. Maçın ikinci yarısını yine aynı şekilde sürekli heyecanlı bir gürültü eşliğinde izlemiştik, maçın sonlarına doğru oturduğumuz yerdeki herkes yine bir anda ayağa fırlamıştı ve bize doğru koşan Trabzobsporlu futbolcuya yaklaşmak için aşağı merdivenlere inmeye çalışıyordu. Trabzobspor 1 gol daha atmıştı ve etrafımızdaki herkes mutluydu. Taraftar "caney caney" şarkısını söyleme başlamıştı ama ben şok ve heyecan içinde babama herkesin neden benim adımı bir anda söylemeye başladığını soruyordum. Babamsa "Caner" değil "caney" dediklerini açıklıyordu. Ben ise açıklamaya rağmen, şarkının sonundaki "neredesin hey" sorusunu her sorduklarında ayağa kalkıp "buradayım" diyerek kendimi göstermeye çalışıyordum. Maça gittiğimiz o yılın yazında babamın tayini başka şehre çıkmıştı ve Ankara'dan ayrılmıştık, yıllar sonra ise ben Ankara'ya bu sefer üniversite öğrencisi olmak için gidecektim. Orduspor'un Super Lig'e çıkmak için oynayacağı maça, takımı desteklemek için babam Ordu'dan gelmişti. Babamla yine 19 Mayıs Stadı'na yolumuz düşmüştü. Yine maçın sonlarında gelen bir gol ve bu sefer gergin bir şekilde son düdüğü bekleyiş... Son düdükle birlikte çok uzun zamandır duymadığım bir şarkının söylenmeye başlanması, babama gülerek bakışım ve "burdayım" deyişim...
Dennis D24
Dennis D24 Yıl önce
Futbolla ilgili ilk anım çok ufakken apartmanın bahçesindeki çardağa televizyon kurarak tüm apartman bir Türkiye Fransa maçı izleyişimiz. Maçta spikerin "thuram kafayla uzaklaştırdı" demesini ve dedemin pozisyona sinirlenerek "hay kafan kopsun senin" demesini hatırlıyorum. O zaman çok gülmüştüm.
Atakan
Atakan Yıl önce
O kadar hırslı maçlar oynanırdı ki hayal meyal abilerimizin şutlarında nefesimin kesilirdi sonra ufak ufak gelişiyoruz ayağına basketbol topuyla kaleden kaleye maçlar falan güzel günlerdi 🙂
Furkan Büyükdığan
Furkan Büyükdığan Yıl önce
Hatırımda kalan ilk anım A milli takımla Euro 2008 yolculuğumuzdu. Maçlarda atılan gollerden daha çok sokaklardaki coşku, meydanlarda kurulan ekranlar yani kısacası ülkece atmosfer çok güzeldi. Futbolun sadece futbol değil bütünleştirici bir bağ oluğunun farkına varmıştım. Umarım yine benzer bir başarı yakalayabiliriz.
Azim Öncü
Azim Öncü Yıl önce
Sene 1995te (7 yaşındayken) Kayseri-Trabzon maçına gitmiştim. Maç 6-5 Trabzon üstünlüğüyle bitmişti. İlk gittiğim maçta tam 11 gol görmek çok enteresan ve güzel bir anı oldu.
Berk Ege Kocaman
Berk Ege Kocaman Yıl önce
2007 ya da 2008'di galiba. 9-10 yaşlarındayım, ilk kez bir derbi izliyordum, Ali Sami Yen'de Galatasaray Fenerbahçe derbisi. Ümit Karan'ın uzun bir pas sonrası direkten dönen topunda aşırı heyecanlanıp gözyaşlarımı tutamamıştım.
recep aydın
recep aydın Yıl önce
Yıl 2008, Türkiye - Hırvatistan Euro 2008 Çeyrek Final maçı. Herkesin malumu uzatmaların son dakikası 120+'da Semih Şentürk attığı gol ile maçı penaltılara götürmüştü. İşte Semih'in o golünde babam salonda hıçkırarak ağlarken henüz 10 yaşında olan ben nefes nefese kalarak ağlamıştım. Annem bana bir şey oldu diye çok korkmuş ve bir daha maç izlettirmeyeceğini söylemişti (tabii ki bunu başaramadı). :)
Oyun Tutkusu
Oyun Tutkusu Yıl önce
Hatırladığım ilk anım; sokak arasında top oynarken kendi kapımızın kalenin arkasında olması ve dedemin uyarmasına rağmen topa vurmamla camın tuzla buz olması 😊
Hamza Yeni
Hamza Yeni Yıl önce
İlk anım:Tarih 2014 5-6 yaşlarındaydım. Dedem 2014 brezilya dünya kupasını izliyordu. Bende merak edip onunla beraber izliyordum.benim futbolu sevdiğimi görünce bana bir futbol topu almıştı.oyandıkça hoşuma gitmişti. İlk anım böyle
Yiğit Zeren
Yiğit Zeren Yıl önce
İlk anım: Barcelona - Beşiktaş maçını izlemiştim babamla, 3-0 kazanmıştık. Nouma ve Ahmet Dursun'un gollerini hala hatırlarım çok etkilenmiştim.
Yigit Ozturk
Yigit Ozturk Yıl önce
İlk anım Babamla beraber gittiğim ilk Beşiktaş maçı 1985-86 sezonunda , İnönü stadında Sarıyeri 2-0 yendiğimiz maçtı , köpük üzerinde oturulup , devre arasında seyyar pidecilerden pide ayran yenirdi , babamın omuzlarında maç seyrederdim , güzel günlerdi.
Yagiz Kelesoglu
Yagiz Kelesoglu Yıl önce
Tek bir anı değil ama 2005-2010 arasındaki futbolun ekranlardaki nostaljik görüntüsü asla gözümün önünden gitmez. Şu anki futbolu "Modern Futbol" diye tanımlarsak bu evrilmenin başlangıcından önceki zamanı izlemenin verdiği zevk benim için hep başkadır.
Zor Film
Zor Film Yıl önce
Futbola dair ilk anım, babamın bana aldığı kırmızı renkli topla bir hafta sonu okulun bahçesine oynamaya gittiğim günden. Büyük bir heyecanla boş bahçede birkaç şut çektikten sonra yanıma iki çocuk gelmişti. Birlikte oynayacak birileri çıktığı için sevinmiştim. Çocuklardan biri "ben de bir şut çekeyim mi" demişti, topu vermiştim. Çocuğun şutu duvardan aşıp yola doğru gitmişti. Aynı hızla çocuklar topun peşinden koşmuştu sonra, ben de bakakalmıştım. Ne topumu ne de o çocukları bir daha hiç görmedim.